Yeni ama kimin Türkiye`si
Yeni ama kimin Türkiye`si

Marifet 24. sayısında, ülke olarak içinden geçtiğimiz dönemin hassasiyetlerini ve kapıdaki tehlikeleri kapağına taşıdı.rnrnrnMarifet Dernekler Federasyonu Başkanı Muhammed Keskin’in kaleme aldığı başyazıda; Şiilik ve Vehhabilik tehlikesine dikkat çekti. Bunun yanı sıra kavmiyetçiliğin (ırkçılığın) İslam’da asla yeri olmadığını fakat bunun ecdadımızı sevmeyeceğimiz, onların İslam’a olan hizmetleriyle övünmeyeceğimiz anlamına gelmediğine değindi. Keskin, yazısına şöyle devam etti;rnrnrnBiz ecdadımızı Türk oldukları için değil İslam’a ve Müslümanlara hizmet ettikleri için sevmekteyiz. Bu yüzden kimse bizi ırkçılıkla itham edemez, etmeye hakkı da yoktur.rnrnFakat günümüzde esef ve endişe ile müşahede etmekteyiz ki; bazı kimseler ihtiyaç duyduklarında Selçuklu ve Osmanlı isimlerini kullanmakta, onların torunları olduklarını iddia etmekte bununla birlikte ecdadın tarih boyunca İslam’ın sahih inancını korumak adına mücadele ettikleri sapık fırkalarla hemdem olmakta bir beis görmemektedirler.rnrnrnDaha da kötüsü; elinde devlet imkanlarını bulunduran bazı makam sahiplerinin Ehl-i Sünnet itikadının tarihi düşmanı olan Şii ve Vehhabî uzantılarına büyük imkan tanımaları, Anadolu’nun aslî unsurları olan Ehl-i Sünnet Müslümanlarına ise üvey evlat muamelesi yapmalarıdır.rnrnrnMüslümana hayat hakkı tanımayan katı laiklerden kurtulalım derken ithal sapık fikirlerin istilasına maruz kalma tehlikesi bizleri derin endişelere sevketmektedir.rnrn Devasa projelere ecdadın isimlerinin verilip onlara her türlü hakareti maharet sayan akımların vatanımızda cirit atmalarına göz yumulmasını tezat olarak kabul etmekteyiz.rnrnHer sene İran devrimini kutlamaya gidenlerin bakan yapılması, selefi-vehhabi olanların belediye başkanı yapılması, şiiliği Ehl-i Beyt Mezhebi yalanıyla memleketimize sokmaya çalışanların uzantılarının kutlu sahabi Ebû Eyyûb el-Ensarî’nin (Radıyallahu Anh)  başına belediye başkanı vasfıyla dikilmesi bu vatanın evlatları olarak ağırımıza gitmektedir.rnrnMustafa İslamoğlu ve Hayreddin Karaman gibi İslam alimi süsü verilmiş bazı zevat Ehl-i Sünnet itikadının altını oyarken onlarla aynı ağzı kullanan ve Sakal-ı Şerife (hâşâ) kıllar diyen, Kur’an surelerinin isimlerini alaya alan ve en rezil bir ifadeyle kainatın Efendisine (Sallallahu Aleyhi veSellem)  gurur-kibir isnad eden idarecilerin ortaya çıkması ve daha yüksekrnrnmakam sahipleri tarafından himaye edilmeleri de samimi Müslümanlarırnrnkahretmektedir.rnrnrnÖzellikle geçen yüzyılın ilk yarısında vaki olan ağır baskı ve zulümrnrndevresinde İslam’ın taşıyıcı ayakları olan ve bugün halkın şuurunu nakışrnrnnakış işleyen tarikat ve cemaatlerin çeşitli bahanelerle dışlanması, baskıyarnrnve ötekileştirmeye maruz bırakılıp emeklerinin yok sayılması ya darnrno buhranlı zamanlar atlatıldıktan sonra sadece işin siyasi tarafında boyrnrngösterenlerce sahiplenilmesi vahim bir kadirbilmezlik olarak karşımızarnrnçıkmaktadır.rnrnrnAdalet ve demokrasi denilerek ecnebi vakıflarının mülkleri iade edilirkenrnrn(ki Müslüman olsun ecnebi olsun elbette hak, sahibine verilmeli dir)rnrnMüslümanların bahusus Efendi Hazretlerinin ihvanının küpelerini,rnrnbileziklerini ve cüzdanlarını infak etmek suretiyle cami ve medrese olsunrnrndiye inşa ettikleri külliyelerinin hiçbir mazeret olmaksızın (ama kasıtlırnrnama ihmal yoluyla) hala iade edilmemesi mülkün temeli olan adalet hususundarnrnsoru işaretleri akla getirmektedir.rnrnrnAyrıca çeşitli münasebetlerle; “Türkiye, sadece Türklerin değildir.”rnrnsöyleminin dillendiriliyor olması, tarihinde hiç ırkçılık yapmadan Allahrnrnyolunda, i’la-i kelimetillah için (Allah’ın dinini yüceltmek için) at sırtındanrnrninmeden cihad eden, Sultan Alparslan ile başlayarak Anadolu’yu, Osmanoğullarırnrnile Kostantiniyye ve Avrupa’yı fetheden, “Seyfullah’il-Meslûl”rnrn Allah’ın kafirler üzerine sıyrılmış kılıcı olan, Kainatın Efendisininrnrn“Ne güzel kumandan” ve “Ne güzel asker” buyurarak medh-u sena et tiğirnrnmübareklerin nesli olan bu necib millete en hafif tabiriyle saygısızlıkrnrnve vefasızlıktır.rnrnrnHal böyle olunca; bir kimse şöyle bir soru sorsa ne cevap verilebilir?rnrnİngiltere İngilizlerin, Almanya Almanların, Fransa Fransızların, İtalyarnrnİtalyanların da Türkiye kimin? Bayraklar indikten sonra sıra ülkemizinrnrnisminin değişmesine mi gelecek?rnrnAcaba bütün Müslümanlar tarafından İslam ümmetini yeniden toparlayabilecekrnrntek millet olarak görülen bu milletin Türklüğünün de sulandırılarakrnrnMüslümanların bir daha asla toparlanamaz hale gelmesi mirnrnkastedilmektedir?rnrnHülasa; dinî ve millî hassasiyetlerin zayıfladığı ve zayıflatılmaya çalışıldığırnrnşu ortamda Yeni Türkiye’nin kimin Türkiye’si olacağı hususundarnrnciddi endişeler taşımaktayız.rnrnSultanımız Efendi Hazretlerinin hatm-i şeriflerde yaptığı şu dua ilernrnbitirelim:rnrnYa Rabbi! Ümmet-i Muhammed’in kalplerini Kur’an’a çevir. Ümmet-rnrni Muhammedi Rasûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnet-i seniyyernrnmerkezinde cem eyle...Âmîn...rnrn Muhammed KESKİN 

Kaynak: Marifet Derneği

Facebook Twitter Google Plus Embed Kodu
2204
izlenme
Yorumlar
Yazdığınız yorum en az 4 karakter olabilir! Kalan karakter sayısı : 1250
  • Henüz yorum bulunmamaktadır!
  • Daha Eski Yorumlar

EN ÇOK İZLENENLER